Açılış
Yeo Teknoloji, enerji ve endüstriyel çözümler alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak 2026 yılının ilk 9 ayında (3. ara dönem) oldukça dikkat çekici bir performans sergiledi. Satışlarını geçen yılın aynı dönemine kıyasla %86 artırarak 4.162,9 milyar TL'ye taşıyan şirket, brüt kâr ve FAVÖK'te de çok daha yüksek oranlı büyümeler kaydetti. Ancak bu güçlü operasyonel tablonun arkasında, enflasyon muhasebesinin bilançoda yarattığı baskıyı ve artan borç yükünü de görmek gerekiyor. Yatırımcılar için bu çeyrek, hem büyüme fırsatını hem de finansal yapı riskini aynı potada eritiyor.
Satış Hikayesi
Satış gelirleri geçen yılın aynı dönemindeki 2.237,2 milyar TL seviyesinden bu dönem 4.162,9 milyar TL'ye yükseldi. Nominal artış %86,1 olarak gerçekleşti. Türkiye'de TÜFE'nin yıllık %30 civarında seyrettiğini düşünürsek, şirketin reel büyümesi %40-50 bandına denk geliyor. Yani Yeo, enflasyonun oldukça üzerinde bir hacim artışı yakalamış görünüyor.
Bu büyümenin hangi segmentlerden kaynaklandığı rapor detayında yer almıyor. Ancak enerji ve endüstriyel projelerdeki talep ivmesi, özellikle yenilenebilir enerji ve altyapı yatırımlarının katkısı öne çıkıyor olabilir. Geçen yılın aynı dönemine göre satışlar neredeyse ikiye katlanmış durumda. Bu, düşük baz etkisinden arındırılmış güçlü bir büyüme sinyali. Yine de bir önceki çeyrekle karşılaştırma yapabilmek için bağımsız çeyrek verilerine ihtiyaç var; mevcut rapor yalnızca yıllık karşılaştırma sunduğu için trendin sürdürülebilirliğini bu veriden tam olarak ölçemiyoruz.
Kârlılık
Brüt kâr, satışlardan çok daha hızlı büyümüş: %149,7 artışla 738,4 milyar TL’den 1.844,1 milyar TL’ye çıkmış. Bu, brüt kâr marjının geçen yıl %33 iken bu dönem %44,3’e yükseldiği anlamına geliyor. Maliyet kontrolünde ciddi bir iyileşme var; ya hammadde/hizmet maliyetleri enflasyonun altında arttı ya da ürün karması daha yüksek marjlı alanlara kaydı.
FAVÖK de benzer şekilde %167,3 artarak 511,5 milyar TL’den 1.367,3 milyar TL’ye ulaşmış. FAVÖK marjı %22,9’dan %32,8’e çıkmış. Operasyonel verimlilikteki bu sıçrama, şirketin sabit giderlerini satış artışının gerisinde tutmayı başardığını gösteriyor.
Net dönem kârı ise %168,2 artışla 92,4 milyar TL’den 247,9 milyar TL’ye yükselmiş. Ancak burada kritik bir nokta var: Net parasal pozisyon zararı geçen yıl -150,1 milyar TL iken bu dönem -548,8 milyar TL’ye fırlamış. Eğer bu enflasyon muhasebesi etkisi olmasaydı, net kâr çok daha yüksek olabilirdi. Yani şirket esas faaliyetinden yüksek kâr elde etmiş, ama parasal varlıklarının enflasyon karşısında erimesi net kârı ciddi şekilde baskılamış.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar önceki döneme (2025/12) göre %12,1 azalarak 29.241,6 milyar TL’den 25.689,2 milyar TL’ye gerilemiş. Bu düşüşün tamamı dönen varlıklardaki %23,9’luk azalmadan kaynaklanıyor (21.329,8 milyar TL → 16.223,1 milyar TL). Duran varlıklar ise %19,6 artarak 7.911,8 milyar TL’den 9.466,1 milyar TL’ye çıkmış. Yani şirket, likit kalemlerini azaltıp uzun vadeli yatırımlarını artırmış.
Özkaynaklar neredeyse sabit kalmış: 4.550,3 milyar TL (önceki dönem 4.543,1 milyar TL). Bu, dönem kârına rağmen özkaynağın artmaması, enflasyon muhasebesi düzeltmelerinin (net parasal pozisyon zararı) özkaynağı tükettiğini gösteriyor. Net borç ise %9,9 artarak 5.130,9 milyar TL’den 5.638,8 milyar TL’ye yükselmiş.
Net borç / FAVÖK rasyosu (yıllıklandırılmış FAVÖK ile) yaklaşık 3,1x seviyesinde. Bu, 3x’in üzerinde olması nedeniyle yüksek kabul edilebilir; ancak kabul edilebilir sınırlar sektöre göre değişir. Şirketin borçlarının vade yapısı ve faiz yükü bu rasyodan bağımsız olarak daha da önemli hale geliyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Net parasal pozisyon zararı bu dönem -548,8 milyar TL, geçen yıl aynı dönemde -150,1 milyar TL idi. Bu zarar, şirketin parasal varlıkları (nakit, alacaklar) parasal yükümlülüklerinden (borçlar, ticari borçlar) daha fazla olduğu için enflasyon karşısında değer kaybettiğini gösteriyor. Yani şirket net parasal varlık pozisyonunda. Enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda bu durum, kârlılığı aşağı çeken bir faktör. Öte yandan, eğer şirket borçlanarak duran varlık yatırımı yapıyorsa, uzun vadede bu yatırımların getirisi bu zararı telafi edebilir. Ancak kısa vadede TAS 29 etkisi net kârı ciddi şekilde baskılıyor.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Yeo Teknoloji, operasyonel tarafta güçlü bir büyüme ve marj iyileşmesi yakalamış durumda. Satışlardaki reel büyüme, brüt ve FAVÖK marjlarındaki belirgin artış, şirketin rekabet gücünün ve maliyet yönetiminin başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak bu olumlu tabloyu gölgeleyen üç risk var:
- Yüksek borçluluk ve düşük özkaynak oranı: Net borç/FAVÖK’ün 3x’in üzerinde olması, faiz oranlarındaki olası bir artışta kırılganlık yaratabilir. Özkaynakların toplam varlıklar içindeki payı sadece %17,7 seviyesinde.
- Enflasyon muhasebesinin net kâr üzerindeki aşındırıcı etkisi: Net parasal pozisyon zararı 550 milyar TL’ye yaklaşmış durumda. Şirket esas faaliyetinden çok daha yüksek kâr elde etmesine rağmen, bu zarar net kârı sınırlı tutuyor. Enflasyonun düşmemesi halinde bu baskı devam edecektir.
- Çeyreklik trendin eksikliği: Mevcut rapor yalnızca yıllık karşılaştırma sunuyor. Bu nedenle büyümenin ivmesinin korunup korunmadığını, bir önceki çeyreğe göre yavaşlama olup olmadığını anlayamıyoruz.
Yine de, özellikle enerji ve endüstriyel yatırımların canlı olduğu bir dönemde Yeo’nun satış ve kârlılık performansı yatırımcılar için çekici olabilir. Ancak bilanço yapısının güçlendirilmesi ve net borcun azaltılması, şirketin sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahip. Detaylı nakit akışı tablosu ve borç vade yapısı incelenmeden nihai bir yargıya varmamak gerekir.
Yatırım tavsiyesi değildir.
