Vestel'in 2026 ilk çeyrek bilançosu, yatırımcılar açısından ciddi sinyaller veriyor. Şirket, geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını neredeyse yarıya indirmiş durumda. Faaliyet karı yine negatif, ancak enflasyon muhasebesinin sağladığı parasal kazanç sayesinde net zarar bir önceki yıla göre daha az görünüyor. İşte tam olarak bu nokta yanıltıcı olabilir; rakamların içinde boğulmadan, gerçek operasyonel performansa odaklanmak gerekiyor.
Satış Hikayesi
Satışlar, geçen yılın aynı çeyreğine göre %48,9 düşerek 21.025,3 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiş. Bu düşüş, sadece nominal olarak değil, reel olarak da çok sert. Yıllık enflasyonun %30’ların üzerinde olduğu bir ortamda nominal satışların bu kadar gerilemesi, talepte ciddi bir kırılma olduğunu gösteriyor. İlk çeyreğin mevsimsel olarak daha zayıf olduğu bilinse de, geçen yıl 41,2 milyar TL olan satışların bu yıl 21 milyara inmesi, iç talepteki daralmanın boyutunu ortaya koyuyor. Yüksek faiz ortamı, tüketici kredilerine erişimin zorlaşması ve dayanıklı tüketim mallarına olan talebin ötelenmesi, Vestel’in bu çeyrekteki en büyük zorlayıcı faktörleri olarak öne çıkıyor.
Kârlılık
Brüt kâr, satışlardan daha hızlı düşmüş: %65,4 azalışla 2.737,3 milyar TL. Brüt kâr marjı geçen yıl %19,2 iken bu çeyrekte %13,0’a gerilemiş. Bu daralma, maliyetlerin satış fiyatlarına yeterince yansıtılamadığını ya da enflasyonist ortamda stok maliyetlerinin hızla yükseldiğini gösteriyor. FAVÖK ise -3.107,7 milyar TL ile faaliyet zararını derinleştirmiş. Geçen yıl da FAVÖK negatifti (-2.516,9 milyar TL), ama bu çeyrekte zarar hacmi büyümüş. FAVÖK marjı geçen yıl -%6,1 iken bu yıl -%14,8 olmuş. Yani şirket faaliyetlerinden nakit üretmek bir yana, ciddi miktarda nakit tüketiyor.
Net dönem kârı ise -3.142,3 milyar TL ile geçen yılki -6.944,8 milyar TL’ye göre %54,8 daha az zarar gösteriyor. Bu iyileşme aldatıcıdır. Çünkü bu iyileşmenin arkasındaki tek kalem net parasal pozisyon kazancıdır (6.863,6 milyar TL). Faaliyet zararı 3,1 milyar TL iken, bu kazanç sayesinde net zarar daha düşük çıkmıştır. Oysa geçen yıl net parasal kazanç da daha düşüktü. Bu durumu “kârlılık iyileşiyor” değil, “enflasyon muhasebesi sayesinde zarar küçülüyor” olarak okumak gerekir.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar, önceki yıl sonuna göre %7,7 azalarak 199.425,1 milyar TL olmuş. Bu düşüşün büyük kısmı dönen varlıklardan geliyor: %26,1 azalışla 39.469,4 milyar TL. Stok ya da ticari alacaklardaki muhtemel bir erime, satışlardaki düşüşle uyumlu. Duran varlıklar ise neredeyse sabit kalmış (%-1,7).
Özkaynaklar %10,8 azalarak 26.375,4 milyar TL’ye gerilemiş. Bu, dönem zararının özkaynakları eritmesinin doğal sonucu. Borç tarafında ise net borç 92.951,4 milyar TL ile bir önceki yıl sonuna göre sadece %2,6 azalmış. Borçluluk hala çok yüksek: özkaynak/net borç oranı yaklaşık 3,5 kat. FAVÖK negatif olduğu için net borç/FAVÖK rasyosu anlamsız; ancak bu, şirketin borç servisini faaliyet nakit akışıyla karşılamasının imkânsız olduğunu gösteriyor. Bankalarla yeniden yapılandırma ya da ek kaynak ihtiyacı gündeme gelebilir.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Bu kalem, yüksek enflasyon döneminde bilanço okumalarının olmazsa olmazı. Vestel, bu çeyrekte 6.863,6 milyar TL net parasal kazanç elde etmiş. Bu, şirketin parasal yükümlülüklerinin (krediler, borçlar) enflasyon karşısında reel değer kaybetmesi ve parasal varlıklarının (nakit, alacak) reel değer kaybından daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Yani şirket borçlu yapısı sayesinde enflasyondan “kazanç” yazmış. Ancak bu kazanç nakdi bir giriş sağlamaz; sadece muhasebe düzeltmesidir. Faaliyet kârlılığı olmadan bu kazanca güvenmek sürdürülebilir değil.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Vestel, operasyonel açıdan zor bir dönemden geçiyor. Satışlar reel olarak çökmüş, marjlar daralmış, faaliyet zararı derinleşmiş. Enflasyon muhasebesi, net zararı geçen yıla göre daha az gösterse de, bu bir “iyileşme” değil, muhasebe efektidir. Şirketin en büyük avantajı güçlü marka ve dağıtım ağı; en büyük riski ise yüksek borçluluk ve negatif nakit akışı.
Talebin canlanması (faiz indirimi, tüketici güveni) olmadan kısa vadede kârlılığa dönüş beklemek güç. Öte yandan, bilanço içinde net borcun hafif azalmış olması ve özkaynakların halen 26 milyar TL civarında olması, şirkete bir süre daha nefes aldırabilir. Ancak yatırımcıların bu çeyrekteki verileri “en kötüyü gördük” diye yorumlamadan önce faaliyetlerdeki toparlanma sinyallerini beklemesi daha sağlıklı olacaktır.
Yatırım tavsiyesi değildir.
