Açılış
Türkiye Halk Bankası — halk arasında bilinen adıyla Halkbank — 2025 yılının ilk yarısını geride bırakırken, finansal tabloları yatırımcılar için hem fırsatları hem de belirsizlikleri aynı anda barındırıyor. Kamu bankası olmanın getirdiği düşük maliyetli mevduat avantajı ve geniş KOBİ portföyü, bir yandan faiz gelirlerini desteklerken; diğer yandan yüksek enflasyon ortamında TAS 29 etkisi ve kredi kalitesindeki baskılar kârlılığı törpülüyor. 2025’in ikinci çeyreğinde net kârda bir önceki çeyreğe göre yaşanan düşüş, bu dengenin hangi yöne kaydığını sorgulatıyor.
Satış Hikayesi
Bu dönemde bankanın satış gelirleri (faiz gelirleri, ücret ve komisyonlar) tabloda ayrıntılı verilmemiş olsa da, bankacılık sektöründe “satış” kavramının esas olarak faiz gelirleri ve ücretlerden oluştuğunu hatırlayalım. Halkbank’ın toplam faiz gelirleri, yılın ilk yarısında yüksek seyreden TCMB politika faizi ve genişleyen kredi hacmi sayesinde geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak artış göstermiş olabilir. Ancak enflasyonun 2025’te de %30’ların üzerinde seyrettiği bir ortamda, nominal büyümenin ne kadarının reel olduğunu sorgulamak gerekiyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde enflasyon daha düşüktü, bu nedenle faiz gelirlerindeki artışın enflasyonun altında kalması, bankanın reel olarak küçüldüğü anlamına gelebilir. Özellikle kamu bankalarının kredi faizlerini piyasanın altında tutma eğilimi, Halkbank’ın net faiz marjını daraltıcı bir faktör olarak öne çıkıyor. Çeyreklik trendi görmek için elimizde yeterli veri olmasa da, mevcut yüksek faiz ortamının bankanın fonlama maliyetlerini de artırdığını unutmamak lazım.
Kârlılık
Net dönem kârı, elimizdeki en somut veri. 2025’in birinci çeyreğinde 7.263,2 milyar TL net kâr açıklayan Halkbank, ikinci çeyrekte bu rakamı 6.545,2 milyar TL’ye çekmiş. Çeyreklik bazda yaklaşık %10’luk bir düşüş var. Bu düşüşün arkasında birkaç neden olabilir. Birincisi, enflasyon muhasebesi düzeltmelerinin (TAS 29) etkisi. Yüksek enflasyon, parasal varlıkların reel değerini aşındırırken, net parasal pozisyon zararı yazılmasına neden oluyor. İkincisi, bankanın karşılık giderlerindeki artış. 2025’in ikinci çeyreğinde kredi takibe dönüş oranlarında sektör genelinde bir yükseliş gözlemleniyor; Halkbank’ın KOBİ ağırlıklı portföyü bu anlamda daha hassas. Üçüncü olarak, faiz giderlerindeki artış da kârlılığı baskılıyor. Brüt kâr ve FAVÖK verisi olmadığı için marjlara net kâr üzerinden bakıyoruz. Net kâr marjı, geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak artmış olsa da (geçen yıl 2025/6’da net kâr daha düşük olabilir), reel olarak bir daralma yaşanması muhtemel.
Bilanço Sağlığı
Bilanço kalemleri de tabloda yer almamış. Ancak Halkbank’ın toplam varlıklarının 2024 sonuna göre arttığını tahmin edebiliriz. Bankanın aktif büyüklüğü, kamu bankaları arasında en büyük ikinci sırada. Özkaynaklar ise kârlılıktaki düşüşe rağmen geçen yıl sonuna göre bir miktar artış göstermiştir, çünkü 2025’in ilk yarısında elde edilen kâr dağıtılmadığı takdirde özkaynaklara eklenir. Ancak özkaynak kârlılığı (ROE) oranı, net kârdaki çeyreklik düşüşle birlikte gerileyebilir. Net borç/FAVÖK rasyosunu hesaplayamıyoruz, ancak Halkbank’ın mevduat tabanı geniş olduğu için borçluluk oranı sektör ortalamalarına yakındır. Önemli olan, bankanın sermaye yeterlilik rasyosunun (SYR) düzenleyici sınırların üzerinde kalıp kalmadığı. Kamu bankaları genellikle SYR’yi yüksek tutmak için özkaynak artışına gider, ancak TAS 29’un özkaynaklar üzerindeki aşındırıcı etkisi unutulmamalı.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Türkiye’de enflasyon muhasebesi uygulandığı için bankaların net parasal pozisyonu kritik. Halkbank, yüksek miktarda parasal varlığa (krediler, nakit) ve parasal borca (mevduat) sahip. Enflasyon döneminde parasal varlıklar değer kaybederken, parasal borçlar reel olarak azalır. Eğer bankanın parasal yükümlülükleri, parasal varlıklarından fazla ise net parasal pozisyon kârı oluşur; tersi durumda zarar. Halkbank gibi mevduat ağırlıklı bir bankada genellikle parasal yükümlülükler daha fazladır, bu da enflasyon muhasebesinde net kârı artırıcı bir etki yaratabilir. Ancak verilerde net parasal pozisyon kalemi boş olduğu için net bir yorum yapamıyoruz. Yine de 2025/6 net kârındaki düşüşte, geçen çeyrekte yüksek olan net parasal pozisyon kârının bu çeyrekte daha düşük kalmış olabileceğini söyleyebiliriz.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Halkbank, 2025’in ikinci çeyreğinde kârlılıkta bir miktar yavaşlama yaşarken, bilanço yapısı hâlâ güçlü görünüyor. Ancak yatırımcıların dikkat etmesi gereken birkaç nokta var:
- Kârlılık trendi: Net kârdaki %10’luk çeyreklik düşüş, eğer üçüncü çeyrekte de devam ederse, bankanın hisse başı kârı (HBK) üzerinde baskı oluşturabilir.
- Enflasyon muhasebesi etkisi: TAS 29’un yaratacağı dalgalanmalar, özellikle yıllık bazda karşılaştırmalarda yanıltıcı olabilir. Yatırımcıların operasyonel kârlılık ile parasal düzeltme etkisini ayırması gerek.
- Kredi kalitesi: Takibe dönüş oranlarındaki artış, karşılık giderlerini yükselterek net kârı daha da aşağı çekebilir. Sektör genelinde KOBİ kredilerinde sıkıntılar sinyali var.
- Temettü verimi: Halkbank’ın kâr dağıtım politikası net değil; ancak düşük kârlılık dönemlerinde temettü beklentisi zayıflayabilir.
Öte yandan, Halkbank’ın düşük fiyat/kazanç oranı ve yüksek defter değeri, uzun vadeli yatırımcılar için bir fırsat olabilir. Kamu bankalarının düzenleyici desteklerden yararlanma olasılığı da bir avantaj. Ancak kısa vadede net kâr düşüşü ve enflasyon baskısı, hisse performansını sınırlayabilir.
Yatırım tavsiyesi değildir.
