Açılış
Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, portföyünde ticari ve konut gayrimenkulleri barındıran bir GYO olarak faaliyet gösteriyor. 2026’nın ilk çeyreğinde şirketin gelir tablosu, operasyonel tarafta belirgin bir daralma gösteriyor — satışlar geçen yılın aynı dönemine göre yarı yarıya inmiş, brüt kâr neredeyse silinmiş durumda. Ancak net kârdaki devasa sıçramanın ardında enflasyon muhasebesinin kuvvetli etkisi yatıyor. Bu dönemde şirketin ana hikayesi, operasyonel zayıflığa karşı bilanço ve enflasyon kazançlarıyla dengelenmeye çalışan bir tablo.
Satış Hikayesi
Şirketin satış gelirleri 112,2 milyar TL ile geçen yılın aynı çeyreğine göre %46,6 düşüş göstermiş. Türkiye’de halen %30’ların üzerinde seyreden enflasyon dikkate alındığında, bu düşüş nominal olarak bile çok sert. Reel anlamda satışların yaklaşık üçte iki oranında eridiğini söylemek mümkün. Geçen çeyreğe kıyaslama şansımız yok, ama çeyreklik trend için 2025 yılı geneline baktığımızda, 2025/3 çeyreğinde 209,9 milyar TL olan satışların 2026/1’de 112,2 milyar TL’ye gerilemesi, faaliyetlerde dönemsel bir yavaşlamaya işaret ediyor. GYO’lar için tipik olan kira gelirleri ve proje satışları dengesi burada sorgulanmalı — portföydeki kiracı tahsilat oranları veya yeni proje teslimatları hakkında veri olmasa da, bu çeyrekteki keskin düşüş dikkat çekici.
Kârlılık
Brüt kâr marjı geçen yılın aynı çeyreğinde %67 seviyesindeyken bu çeyrekte sadece %3,1’e gerilemiş. Brüt kâr 3,4 milyar TL ile neredeyse sembolik seviyede. FAVÖK ise -67,6 milyar TL ile yine negatif bölgede, ancak geçen yıla göre %29,9 iyileşme var. Bu, operasyonel giderlerde bir miktar disiplin sağlandığını gösterse de, esas faaliyet zararı devam ediyor. Asıl sıçrama net kârda: 1,63 trilyon TL ile %156 artış. Net kârın bu kadar yüksek olmasının nedeni, 1,97 trilyon TL’lik net parasal pozisyon kazancı. Enflasyon muhasebesi, şirketin parasal varlık ve yükümlülüklerini düzeltirken yarattığı bu kazanç, tüm operasyonel zararı silip net kârı devasa boyuta taşımış. Özünde şirket, enflasyon ortamında borçlu yapısından değil, varlık enflasyonundan besleniyor.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar 86,5 trilyon TL’ye ulaşmış, dönem başına göre %4,1 artış var. Duran varlıklar (yani gayrimenkul portföyü) büyümeye devam ederken, dönen varlıklar da 5,9% artmış. Özkaynaklar 40,6 trilyon TL ile varlıkların yaklaşık %47’sini oluşturuyor — sağlıklı bir oran. Ancak net borç 13,8 trilyon TL’ye çıkmış ve yıl sonuna göre %16,3 artış göstermiş. Net borç/FAVÖK rasyosu negatif FAVÖK nedeniyle hesaplanamıyor, bu da kaldıraç riskini yönetmeyi zorlaştırıyor. Şirketin faiz giderlerini karşılama gücü zayıf, ancak enflasyon muhasebesinden doğan kazançlar özkaynakları destekliyor. Bilanço kalitesi açısından, yüksek enflasyon ortamında gayrimenkul değerlemeleri kritik — eğer değer artışları durursa, borç yükü daha baskılayıcı hale gelebilir.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
TMS 29 kapsamında şirketin net parasal pozisyon kazancı 1,97 trilyon TL ile geçen yılki 1,73 trilyon TL’nin üzerinde, artış oranı %13,9. Bu, şirketin yüksek enflasyonda parasal yükümlülüklerinin (borçlar) satın alma gücünün düşmesi nedeniyle oluşan bir kazanç. Başka bir deyişle, şirket borçlanarak aslında enflasyondan korunuyor ve bilanço kârı yazıyor. Ancak bu kazanç nakdi bir gelir değil, muhasebe düzeltmesi. Yatırımcı, net kârın büyük kısmının bu kalemden geldiğini bilmeli; operasyonel faaliyetlerden nakit akışı sağlanamadığı sürece, bu kazanç kalıcı değil.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
PSGYO, yüksek enflasyon döneminde gayrimenkul portföyü ve borçlu yapısı sayesinde bilanço bazında güçlü görünen bir şirket. Ancak operasyonel tarafta satış ve kârlılık ciddi şekilde baskı altında. Brüt kâr ve FAVÖK’teki negatif seyir, şirketin temel faaliyetlerinin para kazanamadığını gösteriyor. Enflasyon muhasebesi kazançları bu zayıflığı perdeliyor.
Fırsatlar: Enflasyonun yüksek seyretmesi durumunda şirket, varlık değerlemeleri ve parasal pozisyon kazancı ile kâr yazmaya devam edebilir. Gayrimenkul piyasasında talebin toparlanması halinde satış gelirlerinde de iyileşme görülebilir.
Riskler: Operasyonel faaliyetlerden nakit akışı sağlanamaması, net borcun artması ve negatif FAVÖK, finansman riskini artırıyor. Enflasyon düşerse veya durursa, muhasebe kazançları da azalır; o zaman net kâr hızla eriyebilir. Ayrıca, satışlardaki düşüşün nedenleri (proje teslimatları, kira gelirleri) net değil; bu belirsizlik yatırımcı için önemli bir soru işareti.
Özetle: PSGYO, enflasyonun en büyük kaldıracı olduğu bir hikaye sunuyor. Operasyonel performansın iyileşmesi olmadan, bu hikaye sürdürülebilir görünmüyor.
Yatırım tavsiyesi değildir.
