Açılış
İZMİR DEMİR ÇELİK, Türkiye'nin köklü yassı çelik üreticilerinden biri. Şirket, hem iç pazar hem de ihracata yönelik üretim yapıyor. 2026 yılının ilk çeyrek sonuçları, sektörün içinde bulunduğu zorlu ortamı net bir şekilde yansıtıyor: Satışlar geçen yılın aynı dönemine göre %17 düşmüş, brüt kâr ise kırmızıya dönmüş durumda. Şirket, net dönem zararını bir miktar azaltabilmiş olsa da, faaliyet performansındaki zayıflama ve enflasyon muhasebesinin etkileri, bu dönemin en kritik başlıkları olarak öne çıkıyor.
Satış Hikayesi
Çelik sektörü, küresel talepteki yavaşlama ve fiyat baskılarıyla boğuşurken, İzmir Demir Çelik’in gelirleri de bu rüzgârdan nasibini almış. Ciro, 2025’in ilk çeyreğindeki 17,4 milyar TL seviyesinden 14,5 milyar TL’ye gerilemiş (%-16,9). Türkiye’de enflasyonun %30’ların üzerinde seyrettiğini hatırlarsak, bu nominal düşüş aslında hacim kaybının ne kadar derin olduğunu gösteriyor: Şirket, enflasyon kadar bile fiyat artışı yapamamış, aksine satış hacminde ya da fiyatlamada ciddi bir daralma yaşanmış.
Çeyreklik trend de olumlu değil. Bir önceki çeyrekte (2025/4) satışların ne olduğunu bilmiyoruz, ancak geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla bu düşüş, talepteki toparlanmanın henüz başlamadığını teyit ediyor. İç piyasada inşaat ve otomotiv gibi ana müşteri sektörlerinin canlanmaması, ihracatta da rekabetçi fiyatlamanın zorlaşması bu tabloyu beslemiş olabilir.
Kârlılık
Kârlılık cephesinde durum daha da vahim. Brüt kâr, 666 milyon TL’den -240 milyon TL’ye düşerek %136 negatife dönmüş. Yani şirket, sattığı her ton çelikten zarar ediyor. Bu, maliyetlerin (enerji, hammadde, işçilik) satış fiyatlarından daha hızlı arttığına dair net bir işaret.
FAVÖK de benzer bir çöküş yaşamış: 1,2 milyar TL’den 45,9 milyon TL’ye gerilemiş (%-96,2). Bu kadar düşük bir FAVÖK, şirketin faaliyetlerinden neredeyse hiçbir nakit yaratamadığı anlamına geliyor. Amortismanlar ve diğer faaliyet giderleri düşüldüğünde, esasen FAVÖK marjı %6,9’dan %0,3’e inmiş durumda.
Net kâr ise ilginç bir iyileşme gösteriyor: -925 milyon TL’den -705 milyon TL’ye gelmiş (+%23,8). Bu iyileşmenin kaynağı faaliyet dışı kalemler, özellikle de enflasyon muhasebesinden kaynaklanan net parasal pozisyon kazancı (1,88 milyar TL) . Operasyonel zarar bu kazançla bir miktar telafi edilmiş olsa da, ana faaliyetin kârlılığı alarm verici durumda.
Bilanço Sağlığı
Bilanço yapısı, önceki döneme (2025/12) göre neredeyse sabit kalmış. Toplam varlıklar 60,1 milyar TL’den 59,3 milyar TL’ye hafif gerilemiş (-%1,2). Dönen ve duran varlıklar da benzer bir seyir izliyor.
Borç tarafına baktığımızda, net borç 26,0 milyar TL’den 25,8 milyar TL’ye inmiş (-%0,9). Bu durağanlık, şirketin yeni bir yatırım ya da borçlanma yapmadığını, mevcut durumu koruduğunu gösteriyor. Ancak özkaynaklar da 19,6 milyar TL’den 19,1 milyar TL’ye gerilemiş (-%2,7). Zarar yazılması özkaynağı eritiyor.
Net borç / FAVÖK rasyosunu hesapladığımızda, FAVÖK’ün çok düşük olması bu rasyonun anlamsızlaşmasına yol açıyor. Geçmiş yıllarda bu oran 2-3x civarındayken, şimdi FAVÖK’ün neredeyse sıfırlanması, şirketin borç ödeme kapasitesinin ciddi şekilde zayıfladığını gösteriyor. Yine de net borcun özkaynağa oranı %135 gibi yüksek bir seviyede; bu da borçluluk riskinin devam ettiğini işaret ediyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesi, bu dönemde şirketin en büyük yardımcısı olmuş. Net parasal pozisyon kazancı 1,88 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Bu, şirketin parasal varlıklarından çok parasal yükümlülüğü olduğu anlamına geliyor: Borçlar enflasyon karşısında erirken, net kâra pozitif katkı yapıyor. Geçen yıl aynı dönemde bu kazanç 2,12 milyar TL idi. Kazançtaki düşüş (%-11,2) enflasyon oranının bir miktar yavaşlamasından kaynaklanmış olabilir.
Bu kalem olmasaydı, net dönem zararı çok daha yüksek olacaktı. Yani şirket, operasyonel olarak kan kaybederken, bilanço yapısı sayesinde bir nefes alıyor. Ancak enflasyonun düşmesiyle bu kazancın azalacağını da unutmamak gerek.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
İzmir Demir Çelik, zorlu bir dönemden geçiyor: Satışlar düşüyor, maliyetler baskılıyor, faaliyet kârlılığı neredeyse sıfırlanmış durumda. Enflasyon muhasebesi kârlılığı bir miktar yukarı çekse de, bu yapay bir destek ve sürdürülebilir değil. Şirketin borçluluk oranı yüksek, özkaynak erimesi devam ediyor.
Fırsatlar: Çelik fiyatlarında olası bir toparlanma, talebin canlanması veya maliyet avantajı sağlayacak bir girdi düşüşü, şirketi hızla kârlılığa döndürebilir. Düşük FAVÖK, bir anlamda dip seviyeyi işaret edebilir.
Riskler: Operasyonel zararın uzun sürmesi, borç ödeme kabiliyetini zorlayabilir. Özkaynak erimesi bilanço yapısını zayıflatıyor. Ayrıca sektörde kapasite fazlası ve talep belirsizlikleri devam ediyor.
Dikkat noktaları: Önümüzdeki çeyreklerde satışlarda toparlanma olup olmayacağı, brüt marjın pozitife dönmesi ve net borcun kontrol altında tutulması kritik. Yatırımcı, bu çeyreği bir uyarı işareti olarak okuyup, sektör gelişmelerini yakından takip etmeli.
Yatırım tavsiyesi değildir.
