Açılış
Alves Kablo, Türkiye'nin önde gelen kablo üreticilerinden biri olarak, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını rekor seviyeye taşımış görünüyor. Toplam satış geliri 3.1 milyar TL'ye ulaşırken, bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %64.7'lik bir artışa işaret ediyor. Ancak enflasyon muhasebesinin etkisiyle net kâr cephesinde bir daralma yaşanması, şirketin kârlılık kalitesiyle ilgili soru işaretleri doğuruyor. Operasyonel tarafta güçlü bir hikâye var, ama bilanço sağlığı ve enflasyon düzeltmesinin yarattığı yük dikkatle izlenmeli.
Satış Hikayesi
Satışlar yıllık bazda %64.7 artarak 3.109,1 milyar TL'ye ulaştı. Bu büyüme, Türkiye'de ortalama enflasyonun %30'ların üzerinde seyrettiği bir ortamda nominal olarak güçlü görünse de, enflasyonun yaklaşık iki katı bir hıza işaret ediyor. Yani şirket, fiyat artışlarının ötesinde hacim veya ürün karması kaynaklı bir reel büyüme yakalamış olabilir. Geçen yılın aynı çeyreğindeki 1.887,2 milyar TL'lik satış seviyesine kıyasla ciddi bir sıçrama var. Çeyreklik trend için elimizde yalnızca geçen yılın aynı dönemi olduğundan, bir önceki çeyreğe kıyasla büyüme hızını tam olarak kestiremiyoruz, ancak yıllık bazdaki bu yüksek tempo, yatırımcı için olumlu bir sinyal.
Özellikle inşaat, enerji ve altyapı projelerine yönelik kablo talebinin canlı kaldığı bir dönemde Alves'in bu büyümesi sektör ortalamalarının üzerinde olabilir. Fakat nominal büyümenin ne kadarının fiyat, ne kadarının hacim kaynaklı olduğunu anlayabilmek için şirketin tonaj bazlı satış verilerine ihtiyaç var. Mevcut verilerle, enflasyon ayarlaması yapıldığında dahi güçlü bir reel büyüme olduğunu söyleyebiliriz.
Kârlılık
Brüt kâr 463,2 milyar TL ile geçen yıla göre %83,2 artmış. Brüt kâr marjı ise %14,9'dan %14,9'a (geçen yılki veriyle aynı kalmış, brüt kâr artışı satış artışıyla paralel) yani marjda belirgin bir iyileşme yok. FAVÖK ise 485,3 milyar TL'ye yükselerek %141,4'lük etkileyici bir artış kaydetmiş. FAVÖK marjı geçen yıl %10,6 iken bu yıl %15,6'ya çıkmış. Bu, operasyonel verimlilikte ciddi bir sıçrama olduğunu gösteriyor. Özellikle amortisman ve faaliyet giderlerinin satışlardan daha yavaş artması bu marj genişlemesini desteklemiş.
Net kâr ise 11,2 milyar TL ile geçen yıla göre %27,1 gerilemiş. Bunun temel nedeni, aşağıda detaylandıracağımız net parasal pozisyon kaybı. Şirket net kâr açısından düşük kârlılık gösteriyor; brüt kârın oldukça altında bir net kâr var. Bu, enflasyonun Türkiye şirketleri üzerindeki en büyük yıkıcı etkilerinden biri: reel varlıkları ve parasal pozisyonu düzeltmek zorunda kalmak.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar 9.164,2 milyar TL'ye ulaşmış, önceki döneme göre %3,4 artış var. Ancak özkaynaklar yalnızca 3.004,7 milyar TL ile sadece %0,5 artmış. Bu, şirketin büyümenin büyük kısmını borçla finanse ettiğini gösteriyor. Net borç ise 3.997,1 milyar TL ile %12,7 artmış. Net borç/FAVÖK rasyosu hesapladığımızda: (3.997,1 / 485,3) = 8,2 kat gibi yüksek bir seviye ortaya çıkıyor. Geçen yıl aynı dönemde bu oran 17,6 kat idi (3545,3/201), yani borçluluk ciddi ölçüde azalmış olsa da hâlâ kritik eşiklerde. 8 kat üzeri genellikle riskli kabul edilir. Özkaynak oranı ise %32,8 seviyesinde, bu da şirketin varlıklarının yaklaşık üçte birinin özkaynakla finanse edildiği anlamına geliyor. Bu, özellikle yüksek faiz ortamında faiz riskini artıran bir yapı.
Dönen varlıklar 6.797,4 milyar TL ile neredeyse sabit kalırken, duran varlıklar hafif artmış. Likidite açısından dönen varlıkların toplam borçları (net borç + diğer yükümlülükler) karşılama oranını kontrol etmek gerek. Mevcut bilançoya göre kısa vadeli borç miktarı bilinmediği için tam bir yorum yapmak zor, ancak borç seviyesinin yüksek olması finansal kırılganlık sinyali.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Bu çeyrekte net parasal pozisyon kaybı -36,8 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı çeyreğinde bu rakam -18,2 milyar TL idi. Yani enflasyon muhasebesinin yarattığı zarar yıllık bazda %102,5 artmış. Bunun anlamı şu: Alves, yüksek enflasyon döneminde parasal varlıkları (nakit, alacak gibi) parasal yükümlülüklerinden (borç, ticari borç gibi) daha yüksek tuttuğu için, enflasyon karşısında satın alma gücü kaybı yaşıyor. Bu durum, şirketin net kârını doğrudan aşağı çekiyor. Aslında FAVÖK çok güçlü artmasına rağmen, bu parasal kayıp nedeniyle net kâr düşüşte. Eğer enflasyon yavaşlamazsa veya şirket parasal pozisyonunu dengelemezse (borçlanma artırma veya nakit azaltma gibi), net kâr üzerindeki baskı devam edecektir. Bu, yatırımcılar için kritik bir izleme alanı.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Alves Kablo, operasyonel olarak güçlü bir çeyrek geçirmiş. Satış büyümesi enflasyonu net şekilde aşmış, FAVÖK marjı genişlemiş. Şirketin hikâyesinin temel direği artan talep ve verimlilik iyileşmesi. Ancak net kârdaki düşüş ve yüksek borçluluk, bu hikâyeye gölge düşürüyor. Enflasyon muhasebesi kaynaklı kayıplar, şirketin kârlılığını baskılıyor ve bu, yüksek enflasyon ortamı devam ettiği sürece devam edecek bir sorun. Özellikle net borç/FAVÖK oranının hâlâ 8 katın üzerinde olması, faiz oranlarının yüksek kaldığı bir ortamda finansal yapıyı kırılgan kılıyor. Yatırımcıların dikkat etmesi gereken nokta, şirketin bu borcu azaltma veya vade yapısını iyileştirme konusunda atacağı adımlar. Öte yandan, FAVÖK'teki güçlü artış, şirketin esas işinin sağlam olduğunu gösteriyor. Eğer enflasyon düşüş eğilimine girerse ve TAS 29 etkisi azalırsa, net kâr da toparlanma potansiyeli taşıyor. Mevcut fiyat seviyeleri, bu iki zıt dinamiğin (operasyonel güç vs finansal risk) arasında sıkışmış durumda.
Yatırım tavsiyesi değildir.
