Açılış
SEKURO Plastik Ambalaj, plastik ambalaj sektöründe faaliyet gösteren ve son dönemde dikkat çekici bir mali performans sergileyen bir BIST şirketi. 2026 yılının ilk çeyreğinde açıklanan bilanço, şirketin hem satış büyümesi hem de kârlılık cephesinde güçlü bir sıçrama yaptığını gösteriyor. Geçen yıl aynı dönemde zarar eden şirket, bu çeyrekte 39 milyar TL net kâr açıklayarak dikkatleri üzerine çekti. Ancak bu olumlu tablonun arkasında enflasyon muhasebesinin etkisi, bilanço sağlığı ve borç yapısı gibi detayları yakından incelemek gerekiyor.
Satış Hikayesi
SEKURO’nun satışları geçen yılın aynı çeyreğine göre %23,3 artarak 480,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu büyüme, nominal olarak anlamlı olsa da Türkiye’de %30’un üzerinde seyreden enflasyon dikkate alındığında, reel olarak satışlarda hafif bir daralma yaşandığını söyleyebiliriz. Şirketin satış hacmi enflasyonun altında kalmış gibi görünüyor. Ancak bu tabloyu sadece enflasyonla açıklamak yanıltıcı olur; çünkü brüt kâr ve FAVÖK’teki olağanüstü artış, satışların bileşiminde ve maliyet yönetiminde önemli bir iyileşme olduğunu işaret ediyor.
Bir önceki çeyrekle (2025/3) karşılaştırdığımızda, satışların 389,7 milyar TL’den 480,4 milyar TL’ye çıktığını görüyoruz. Çeyreklik bazda %23’lük bir artış var ki bu da yıllık enflasyonun altında kalsa da, çeyreklik enflasyonun üzerinde bir büyümeye işaret ediyor olabilir. Trend olumlu, ancak talebin sürdürülebilirliğini değerlendirmek için önümüzdeki çeyrekleri beklemek daha sağlıklı olacak.
Kârlılık
Kârlılık cephesinde adeta bir patlama var. Brüt kâr %126,2 artışla 123,1 milyar TL’ye yükselirken, brüt kâr marjı geçen yılın aynı dönemindeki %14 seviyesinden bu çeyrekte %25,6’ya çıkmış. Bu, şirketin maliyetleri enflasyonun altında tutmayı başardığını ya da ürün fiyatlamasında daha avantajlı bir konuma geldiğini gösteriyor. Plastik ambalaj sektöründe hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar düşünüldüğünde, bu marj iyileşmesi dikkat çekici.
FAVÖK ise %109,1 artarak 90,2 milyar TL olmuş. FAVÖK marjı geçen yıl %11 iken bu çeyrekte %18,8’e yükselmiş. Operasyonel verimlilikte ciddi bir sıçrama söz konusu. Net dönem kârı ise geçen yılın 17 milyar TL zararından bu yıl 39 milyar TL kâra dönmüş. Bu dönüşümün ana driver’ı brüt kârdaki artış ve FAVÖK’teki güçlü performans. Ancak bu kadar yüksek marj artışının sürdürülebilir olup olmadığını sorgulamak gerek. Enflasyonist ortamda maliyet baskıları yeniden artabilir.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafı, kârlılık kadar parlak değil. Şirketin toplam varlıkları bir önceki döneme göre %4,3 artarak 1.866 trilyon TL’ye ulaşmış. Ancak bu artışın büyük kısmı dönen varlıklardan gelmiş (%8,4 artışla 1.032 trilyon TL). Duran varlıklar ise hemen hemen sabit kalmış. Bu, şirketin yatırım harcamalarını sınırlı tuttuğuna işaret ediyor olabilir.
Özkaynaklar %6,1 artarak 596 milyar TL olmuş. Bu artış, dönem kârının özkaynaklara eklenmesiyle sağlanmış. Ancak net borç çok daha hızlı büyümüş: %51,4 artışla 521,3 milyar TL’ye yükselmiş. Bu noktada net borç/FAVÖK rasyosunu hesaplamak anlamlı. Çeyreklik FAVÖK’ü yıllıklandırdığımızda (90,2 x 4 = 360,9 milyar TL), net borç/FAVÖK oranı 1,44x seviyesinde. Bu, geçen yılın aynı döneminde 2,0x civarındaydı. Oran iyileşmiş gibi görünse de, net borcun mutlak büyüklüğü ve hızlı artışı dikkat çekiyor. Şirket borçlanarak büyümeyi tercih etmiş. Faiz oranlarının yüksek olduğu bir ortamda bu, finansman giderlerini artırarak net kârı baskılayabilir.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Bu çeyrekte net parasal pozisyon verisi açıklanmamış. Ancak Türkiye’de geçerli olan enflasyon muhasebesi (TMS 29) uyarınca, şirketler parasal varlık ve yükümlülüklerini enflasyona göre düzeltmek zorunda. Bu düzeltme sonucunda oluşan parasal kazanç veya kayıp, net dönem kârını doğrudan etkiliyor. Veri olmamasına rağmen, genel eğilim itibarıyla yüksek enflasyon dönemlerinde net parasal borçlu şirketler (yani parasal yükümlülükleri parasal varlıklarından fazla olanlar) enflasyondan kazançlı çıkar. SEKUR’un net borcunun yüksek olması, bu çeyrekte de enflasyon muhasebesinden olumlu etkilenmiş olabileceğini düşündürüyor. Ancak bu sadece bir tahmin; resmi veri olmadan kesin yorum yapmak doğru olmaz.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
SEKURO, bu çeyrekte operasyonel anlamda çok güçlü bir performans sergiledi. Brüt kâr marjındaki iyileşme ve FAVÖK’teki sıçrama, şirketin maliyet yönetiminde ve fiyatlama gücünde önemli bir ilerleme kaydettiğini gösteriyor. Geçen yılki zarardan bu yıl kâra dönülmesi de moral verici. Ancak üç kritik noktaya dikkat etmek gerek:
1. Satış büyümesi enflasyonun altında kalmış. Reel talep daralması yaşanıyor olabilir. Bu durum, önümüzdeki çeyreklerde marj iyileşmesinin sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. 2. Net borç hızla artıyor. Borçluluk oranı yönetilebilir seviyede olsa da, yüksek faiz ortamında finansman giderleri kârlılığı tehdit edebilir. 3. Enflasyon muhasebesi etkisi net değil. Net parasal pozisyon verisi olmadığından, net kârın ne kadarının operasyonel faaliyetlerden, ne kadarının enflasyon düzeltmesinden kaynaklandığını ayırt edemiyoruz.
Fırsatlar cephesinde ise marj iyileşmesi ve sektörel talebin canlılığı öne çıkıyor. Eğer şirket bu marjları koruyabilirse, önümüzdeki dönemde kârlılıkta daha da olumlu sürprizler görebiliriz. Ancak yatırımcıların, borç dinamiklerini ve enflasyon muhasebesinin detaylarını yakından takip etmesi gerekiyor. Bu çeyrek umut verici, ama sürdürülebilirliği test edilecek.
Yatırım tavsiyesi değildir.
