Açılış
Say Yenilenebilir Enerji Ekipmanları, Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik oyunculardan biri. Şirket, rüzgar ve güneş santralleri için ekipman üretimi ve enerji üretim faaliyetleriyle yatırımcıların radarında. 2026’nın ilk çeyreğinde açıkladığı ara dönem raporu, geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir toparlanma sinyali veriyor. Özellikle kârlılık tarafında yaşanan sıçrama, enflasyon muhasebesinin gölgesinde kalan net kâr rakamlarını daha anlamlı kılıyor. Şirketin operasyonel gücü artarken, bilanço yapısındaki borçluluk ve parasal pozisyon kayıpları hala dikkatle izlenmesi gereken unsurlar.
Satış Hikayesi
Şirketin satışları bu çeyrekte 717.3 milyar TL olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı çeyreğindeki 426.4 milyar TL’ye göre nominal büyüme %68.2 seviyesinde. Türkiye’de enflasyonun hâlâ %30’ların üzerinde olduğu bir ortamda bu büyüme, enflasyonu net bir şekilde eziyor. Yani şirketin satışları sadece fiyat artışlarıyla değil, hacimsel olarak da genişlemiş görünüyor. Çeyreklik trende baktığımızda, geçen yılın aynı dönemine göre ciddi bir ivme var. Bunu biraz da sektörün – özellikle yenilenebilir enerjiye yönelik teşvikler ve proje hızlanması – olumlu rüzgarına bağlayabiliriz. Ancak unutmamak lazım: “Nominal büyüme” enflasyonla düzeltildiğinde, reel büyümenin %30 civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Yine de bu, enerji ekipman sektörü ortalamasının üzerinde bir performansa işaret ediyor.
Kârlılık
Kârlılık tarafı asıl heyecan verici gelişmeleri barındırıyor. Brüt kâr geçen yılın aynı çeyreğindeki 43.7 milyar TL’den 163.4 milyar TL’ye fırlamış. Artış oranı %274. Bu, şirketin satış maliyetlerini enflasyonun altında tutmayı başardığını ya da ürün fiyatlamasında marjları ciddi şekilde iyileştirdiğini gösteriyor. Brüt marj, geçen yıl %10.2’den bu yıl %22.8’e yükselmiş. Bu, önemli bir kalite sinyali.
FAVÖK ise 75.1 milyar TL’den 127.3 milyar TL’ye çıkmış, artış %69.5. FAVÖK marjı da %17.6’dan %17.8’e hafif yükselmiş. Brüt marjdaki keskin artışa rağmen FAVÖK marjının bu kadar sınırlı yükselmesi, faaliyet giderlerinin brüt kâr kadar hızlı artmadığını, ama yine de enflasyonist baskı altında olduğunu düşündürüyor. Belki de pazarlama, Ar-Ge veya personel giderleri artmış olabilir.
Net dönem kârı ise geçen yılki -72.5 milyar TL’lik zarardan +16.2 milyar TL’ye dönmüş. Bu iyileşmede en büyük rol, net parasal pozisyon kaybındaki azalmaya ait. Geçen yıl -101.7 milyar TL olan bu kayıp bu yıl -46.8 milyar TL’ye gerilemiş. Net parasal pozisyon dışında faaliyet kârındaki ciddi artış da kâra geçişte belirleyici olmuş. Ancak enflasyon muhasebesi etkisi olmasaydı, net kâr rakamı çok daha yüksek olabilirdi.
Bilanço Sağlığı
Bilançoda toplam varlıklar 2.286,3 milyar TL’ye ulaşmış. Geçen yıl sonuna göre artış %5.9. Bu büyüme büyük ölçüde dönen varlıklardaki %9.4’lük artıştan kaynaklanıyor. Duran varlıklar ise %1.7 azalmış. Bu, şirketin likit varlıklarını veya stoklarını artırdığı anlamına gelebilir. Özkaynaklar sadece %1.4 artarak 1.374,5 milyar TL olmuş. Bu, kârın tamamının dağıtılmamış kârlara eklenmediği ya da geçmiş yıl zararlarının etkisiyle düşük bir büyüme olarak yorumlanabilir. Şirketin net borcu 122.7 milyar TL seviyesinde, önceki döneme göre %5.8 artış var. Net borç/FAVÖK oranını kabaca hesaplarsak – yıllıklandırılmış FAVÖK’ün bu çeyrekteki performansın dört katı olmadığını varsayarak – bu oran 0.96 civarında çıkıyor (122.7 / 127.3). Bu, oldukça sağlıklı bir seviyedir. Genelde 2’nin altı makul kabul edilir. Yani şirket borç yükü anlamında sıkıntılı değil.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesi altında, şirketin net parasal pozisyonu – yani parasal varlıklar ile parasal yükümlülükler arasındaki fark – bu çeyrekte -46.8 milyar TL kayıp yaratmış. Geçen yıl aynı dönemde -101.7 milyar TL idi. Bu kaybın %54 oranında azalması olumlu. Sebebi muhtemelen şirketin borçlanma yapısını enflasyon karşısında daha iyi yönetmesi veya parasal varlıklarının oranını düşürmesi. Yine de negatif pozisyon hâlâ bir risk: Yüksek enflasyon ortamı devam ettikçe, şirket her dönem satın alma gücü kaybı yaşamaya devam edecek. Ancak bu çeyrekte operasyonel kâr, bu kaybı karşılamaya yetmiş ve net kârı pozitife çevirmiş. Enflasyon muhasebesi Türkiye’de faaliyet gösteren tüm şirketler için bir sınav; Say Yenilenebilir’in bu sınavdan geçme notu bu çeyrekte “geçer” diyebiliriz.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Say Yenilenebilir’in 2026 ilk çeyrek performansı, operasyonel toparlanmanın net bir işareti. Satışlardaki reel büyüme, brüt marjlardaki keskin iyileşme ve FAVÖK’teki güçlü artış, şirketin enerji ekipmanları pazarında rekabet gücünü koruduğunu gösteriyor. Borçluluk seviyesi düşük; net borç/FAVÖK oranı 1’in altında. Ancak enflasyon muhasebesi kaynaklı parasal kayıplar hâlâ kârlılığın önünde önemli bir engel. Yatırımcı için fırsat, şirketin sektörel büyüme trendinden faydalanma potansiyeli. Risk ise enflasyonun seyri ve şirketin parasal pozisyon yönetimi. Eğer enflasyon düşüş trendine girerse, bu kayıplar azalacak ve net kâr rakamları çok daha çarpıcı hale gelebilir. Önümüzdeki çeyreklerde satış büyümesinin sürdürülebilirliği ve marjların korunup korunamayacağı izlenmeli.
Yatırım tavsiyesi değildir.
