Açılış
Özyaşar Tel ve Galvanizleme Sanayi, çelik tel ve galvanizli ürünler alanında faaliyet gösteren köklü bir BIST oyuncusu. 2026 yılının ilk çeyreğinde şirketin hikayesi ilginç bir dönüşüme işaret ediyor: Satışlar yatay kalmasına rağmen kârlılıkta belirgin bir sıçrama var. Geçen yılın aynı döneminde net zarar yazan şirket, bu çeyrekte net kâr pozisyonuna geçmiş durumda. Bu dönüşümün arkasında sadece faaliyet performansı değil, aynı zamanda enflasyon muhasebesinin yarattığı parasal kazançlar da bulunuyor.
Satış Hikayesi
Bu çeyrekte satışlar 1.847,5 milyar TL olarak gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre %1,7 oranında hafif bir düşüş yaşanmış. Bu düşüş nominal olarak küçük olsa da, Türkiye'de hâlâ %30+ seviyesinde seyreden enflasyon ortamında reel bir daralmaya işaret ediyor. Yani şirket, fiyat artışlarına rağmen satış hacmini koruyamamış görünüyor.
Çeyreklik trend açısından elimizde sadece bir önceki yılın aynı çeyreği var (2025/3 = 1.878,6 milyar TL). Bu veri bile satış ivmesinin yavaşladığını gösteriyor. Mevsimsellik ve sektörel talep koşullarını tam olarak değerlendirebilmek için önceki çeyreklere ait veriler gerekli, ancak bu haliyle satış tarafı büyüme hikayesi sunmuyor. Yatırımcıların asıl odaklanması gereken nokta, satışlardaki bu durgunluğun geçici mi yoksa yapısal mı olduğu olacak.
Kârlılık
Kârlılık cephesinde tablo çarpıcı biçimde değişiyor. Brüt kâr %25,9 artarak 255,1 milyar TL'ye yükselmiş. Brüt marj da geçen yılın aynı döneminde %10,8 iken bu çeyrekte %13,8'e çıkmış. Bu, şirketin hammadde maliyetlerini daha iyi yönettiğine ya da ürün fiyatlamasında güç kazandığına işaret ediyor.
FAVÖK tarafında durum daha da parlak: %32,6 artışla 134,1 milyar TL olmuş. FAVÖK marjı %5,4'ten %7,3'e yükselmiş. Operasyonel verimlilikte belirgin bir iyileşme var.
Net kâr ise geçen yılın aynı döneminde -109,5 milyar TL zarar yazarken, bu çeyrekte 31,7 milyar TL kâra dönmüş. Bu dönüşümün arkasında iki temel etken var: operasyonel kârlılıktaki iyileşme ve net parasal pozisyon kazancı. Geçen yıl -21,9 milyar TL olan parasal pozisyon, bu çeyrekte +62,3 milyar TL olmuş. Yani enflasyon muhasebesi şirkete bu dönemde yaklaşık 84 milyar TL'lik pozitif bir katkı sağlamış. Bu katkı olmasaydı net kâr pozitif olsa bile oldukça düşük kalacaktı.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar 8.789,8 milyar TL ile önceki döneme göre %7,3 artmış. Dönen varlıklar %18 artarken, duran varlıklar %2,4 azalmış. Bu, şirketin likit varlıklarını artırdığını, duran varlıklarda ise amortisman ya da elden çıkarma etkisi olabileceğini gösteriyor.
Özkaynaklar ise sadece %1 artışla 3.339 milyar TL'ye yükselmiş. Net dönem kârı olumlu olmasına rağmen özkaynak artışının sınırlı kalması, kârın bir kısmının geçmiş yıl zararlarını kapatmakta kullanıldığını düşündürüyor. Aynı dönemde net borç ise %22,5 artarak 1.796,4 milyar TL'ye yükselmiş. Net borç/FAVÖK oranı kabaca hesaplandığında (1.796,4 / 134,1 x 4 çeyrek) yaklaşık 3,4x gibi bir seviyeye işaret ediyor. Bu, kaldıraç açısından dikkatle izlenmesi gereken bir seviye. Borçluluk artışı, çalışma sermayesi ihtiyacından mı yoksa yatırım finansmanından mı kaynaklanıyor sorusu yanıt bekliyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesi, özellikle Türkiye gibi yüksek enflasyonlu ekonomilerde şirketlerin bilançolarını yeniden değerlemesini zorunlu kılıyor. Özyaşar, bu çeyrekte net parasal pozisyondan 62,3 milyar TL kazanç elde etmiş. Geçen yıl aynı dönemde 21,9 milyar TL zarar yazmış olduğu düşünülürse, burada bir tersine dönüş var.
Bu kazanç, şirketin parasal varlıklarının (nakit, alacak) parasal yükümlülüklerinden (borç, ticari borç) fazla olmasından ya da enflasyonun beklenenden farklı gerçekleşmesinden kaynaklanıyor olabilir. Enflasyonun yavaşladığı bir ortamda, yüksek enflasyon dönemine göre hazırlanan bilançoların düzeltilmesi bu tür kazançlara yol açabiliyor. Ancak bu kazancın sürdürülebilir olmadığını, enflasyon dinamiklerine bağlı olduğunu unutmamak gerek. Operasyonel kârlılık değil, muhasebe kaynaklı bir etki.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Özyaşar, bu çeyrekte satış hacmini koruyamasa da kârlılıkta ciddi bir iyileşme yakalamış görünüyor. Brüt ve FAVÖK marjlarındaki yükseliş, maliyet yönetiminde başarılı olduklarını ve belki de daha kârlı ürünlere yöneldiklerini düşündürüyor. Ayrıca enflasyon muhasebesinin bu dönemdeki olumlu katkısı, bilançoyu rahatlatsa da sürdürülebilir değil.
Fırsatlar:
- Marj artışı eğilimi devam ederse operasyonel kârlılık daha da güçlenebilir.
- Net parasal pozisyonun artıya dönmesi, bilanço baskısını azaltıyor.
Riskler:
- Satışlardaki reel düşüş, talep zayıflığına işaret ediyor.
- Net borcun hızlı artışı ve 3,4x civarındaki Net Borç/FAVÖK oranı, finansal riski artırıyor.
- Enflasyon muhasebesi kazancı bir kerelik olabilir; operasyonel kârı iyileştirecek yapısal adımlar olmazsa net kâr kalıcılaşmayabilir.
Şirketin önümüzdeki çeyreklerde satış hacmini toparlayıp toparlayamadığı ve borç yükünü nasıl yönettiği yakından takip edilmeli. Kârlılıktaki iyileşme umut verici olsa da, borçluluk ve satış durgunluğu dikkat edilmesi gereken iki önemli konu başlığı.
Yatırım tavsiyesi değildir.
