KONTR için 2026/3AB dönemine ait verileri incelediğimde, Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik’in bu çeyrekte ilginç bir kârlılık dönüşümü yaşadığını görüyorum. Satışlarda sınırlı bir büyüme var, brüt kâr artmış ancak FAVÖK ve net kârda ciddi bir gerileme dikkat çekiyor. Özellikle net kârın zarara dönmesi, enflasyon muhasebesinin bilançodaki ağırlığını bir kez daha hatırlatıyor. Gelin adım adım detaylara bakalım.
Satış Hikayesi
Bu çeyrekte satışlar 2.747,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal artış sadece %2,8 – yani +76,1 milyar TL’lik bir gelir artışı var. Ancak Türkiye’de enflasyonun %30’ların üzerinde seyrettiği bir ortamda bu büyüme reel olarak ciddi bir kayba işaret ediyor. Yani şirket, satışlarını fiyat artışlarının gerisinde tutmuş görünüyor. Çeyreklik trend olarak 2025/3’ten bu yana hemen hemen aynı seviyede kalması da büyüme hikâyesinin şu an için zayıf olduğunu gösteriyor.
Bir mühendislik ve enerji şirketinin bu dönemde satışlarını enflasyona karşı koruyamaması akıllarda soru işareti bırakıyor. Acaba proje bazlı işlerde teslimat zamanlaması mı kaydı, yoksa yeni sözleşmeler mi yavaşladı? Veriyle söylenebilecek şey, satış hacminde reel bir daralma olduğu.
Kârlılık
Brüt kâr 575,1 milyar TL ile geçen yılın aynı dönemine göre %14,8 artmış. Brüt marj ise %18,8’den %20,9’a yükselmiş. Bu olumlu bir tablo; şirket maliyetlerini daha iyi yönetmiş veya ürün/proje karmasını marjı yüksek tarafa kaydırmış olabilir. Ancak FAVÖK tarafında işler tersine dönüyor: FAVÖK 251,6 milyar TL ile geçen yıla göre %36,2 azalmış. FAVÖK marjı da %14,8’den %9,2’ye gerilemiş. Bu düşüşün arkasında faaliyet giderlerindeki enflasyonist şişme veya bir defaya mahsus giderler olabilir. FAVÖK’teki bu sert daralma, operasyonel performansın zayıfladığını gösteriyor.
Net kâr ise -8,3 milyar TL ile geçen yılki 355 milyar TL kârdan zarara dönmüş. Burada en kritik kalem, net parasal pozisyon kârı (enflasyon muhasebesi etkisi) 858,3 milyar TL olurken, diğer giderlerin bu kârı silip net zarar yaratması. Şirketin yüksek finansman giderleri veya karşılık giderleri olduğu anlaşılıyor. Net kâr marjı %13,3’ten %-0,3’e düşmüş.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafı daha sakin görünüyor. Toplam varlıklar 40.804,5 milyar TL ile bir önceki döneme göre sadece %0,7 azalmış. Özkaynaklar 6.517 milyar TL ile %1,4 artış göstermiş. Borç tarafında ise net borç 9.831,4 milyar TL ile önceki döneme kıyasla %17,1 azalmış. Bu olumlu bir gelişme; şirket borçluluğunu azaltmış. Net borç/özkaynak oranı 1,51 seviyesinde – yönetilebilir görünüyor. Ancak net borç/FAVÖK rasyosu yıllıklandırıldığında (çeyrek FAVÖK’ü 4 ile çarpmak sağlıklı olmaz, ama kabaca 250×4=1.000 milyar, net borç 9.831, yani ~9,8x gibi) oldukça yüksek. FAVÖK’ün düşük olması bu rasyoyu yukarı itiyor. Yani şirket borç ödeme kapasitesi açısından dikkatle izlenmeli.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesi etkisi bu çeyrekte 858,3 milyar TL pozitif gelmiş. Geçen yıl aynı dönemde 528 milyar TL idi; artış %62,6. Bu, şirketin parasal varlıklarından ziyade parasal yükümlülüklerinin yüksek olduğu anlamına geliyor (yani borçlanarak enflasyondan kazanç sağlamış). Ancak net kârı zarara çeviren unsur, bu pozitif etkinin diğer giderler tarafından silinmesi. Demek ki faaliyet dışı giderler (finansman, kur farkı vs.) enflasyon kazancının üzerinde gerçekleşmiş. Bu da şirketin nakit akışının ve döviz pozisyonunun baskı altında olduğunu düşündürüyor.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
KONTR bu çeyrekte brüt kârlılığını artırmış, borcunu azaltmış ancak operasyonel kârlılıkta ciddi bir düşüş yaşamış. Satışlardaki reel daralma ve FAVÖK’teki %36’lık gerileme en can alıcı nokta. Enflasyon muhasebesinin pozitif katkısı, kârlılığı süslemiş görünüyor; ama net zarar, faaliyet giderlerinin ve finansman yükünün ne kadar arttığını gösteriyor. Şirketin önümüzdeki çeyreklerde satış büyümesini enflasyonun üzerine çıkarıp çıkaramayacağı ve FAVÖK’ü toparlayıp toparlayamayacağı kritik. Net borç seviyesi azalsa da FAVÖK düşük olduğu için borç ödeme kapasitesi zayıflamış durumda. Yatırımcılar için bu dönemde temkinli olmak, büyüme ve kârlılık trendlerinin düzelmesini beklemek daha sağlıklı olabilir.
Yatırım tavsiyesi değildir.
