Açılış
Koleksiyon Mobilya, uzun yıllardır perakende ve toplu proje kanallarında mobilya üretimi ve satışı yapan bir halka açık şirket. 2026'nın ilk yarısı, şirket için hem talep cephesinde hem de finansal yapıda sert bir kırılmanın yaşandığı bir dönem oldu. Satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre %12,5 gerilerken, net kâr yaklaşık 14,8 milyar TL kârdan 46 milyar TL zarara döndü. Bu tablo, sadece düşen cironun değil, aynı zamanda maliyet baskısı ve enflasyon muhasebesindeki değişimin de etkisini gösteriyor. Özellikle kârlılık tarafındaki bozulma, yatırımcıların dikkatle incelemesi gereken sinyaller barındırıyor.
Satış Hikayesi
Şirketin konsolide satışları, 2025'in ilk yarısında 1.205,7 milyar TL iken 2026 aynı dönemde 1.054,4 milyar TL'ye geriledi. Bu azalış yalnızca nominal değil; Türkiye'de aynı dönemde TÜFE'nin %30'ların üzerinde seyrettiği düşünülürse, reel satışlardaki düşüş çok daha sert gerçekleşmiş oluyor. Çeyreklik bazda da bir bozulma var: 2025/6'da 544,4 milyar TL olan satışlar, 2026/6'da 509,8 milyar TL'ye düşmüş görünüyor. Bu, ikinci çeyrekte de işlerin toparlanmadığını teyit ediyor. Mobilya sektöründe konut satışları, faiz ortamı ve tüketici güveni belirleyici faktörler. Mevcut veri, talebin hem hacim hem fiyat tarafında baskı altında olduğunu düşündürüyor.
Kârlılık
Gelir tablosundaki en çarpıcı değişim kârlılıkta yaşanıyor. Brüt kâr, satışlardaki düşüşten görece daha az etkilenmiş: %8,5 azalarak 514,8 milyar TL'den 470,9 milyar TL'ye gerilemiş. Brüt marj ise yaklaşık %42,7'den %44,7'ye çıkmış görünüyor. Bu olumlu bir sinyal gibi dursa da, bunun altında maliyetlerin düşürülmesi mi yoksa stok değerlemeleri mi yattığını ayırt etmek gerek.
Asıl kırılma FAVÖK'te: %66,9 gerileyerek 155 milyar TL'den 51,4 milyar TL'ye inmiş. FAVÖK marjı %12,9'dan %4,9'a düşmüş. Bu kadar hızlı bir marj kaybı, operasyonel giderlerin satışlara oranla kontrol edilemediğini veya bir defaya mahsus maliyetlerin etkili olduğunu gösteriyor. Çeyreklik veri de bu tabloyu doğruluyor: 2025/6'daki 60,9 milyar TL FAVÖK, 2026/6'da sadece 51,4 milyar TL (çeyreklik artış yok, neredeyse aynı seyirde kalmış).
Net kâr ise 14,8 milyar TL kârdan -46 milyar TL zarara dönerek en vurucu veriyi sunuyor. Bunun büyük kısmı, operasyonel performanstan ziyade enflasyon muhasebesinin net parasal pozisyon kalemindeki sert düşüşten kaynaklanıyor. Zira net parasal pozisyon kazancı %70,1 azalarak 188,8 milyar TL'den 56,4 milyar TL'ye gerilemiş. Bu, şirketin parasal varlık ve yükümlülük dengesinin enflasyon karşısında eskisi kadar avantajlı olmadığını gösteriyor.
Bilanço Sağlığı
Toplam varlıklar yılbaşına göre sadece %0,6 artarak 6.440,9 milyar TL olmuş. Bu artışın büyük kısmı duran varlıklardan gelirken dönen varlıklar neredeyse sabit kalmış. Buna karşın net borç, 216,1 milyar TL'den 641,1 milyar TL'ye fırlamış. %196,7'lik bir artış — bu, şirketin borçlanma ihtiyacının hızla arttığını ve işletme sermayesinin baskı altında olduğunu işaret ediyor.
Net borç/FAVÖK rasyosu kaba bir hesapla 641,1 / 51,4 ≈ 12,5 kat gibi yüksek bir seviyede. Sağlıklı bir şirket için bu oranın 3-4 katın altında olması beklenir. Zira FAVÖK, yıllıklandırılmış bir veri olsa da bu dönemdeki sert düşüş nedeniyle oran oldukça bozulmuş durumda. Özkaynaklar ise 4.037,2 milyar TL'den 4.000,2 milyar TL'ye hafif gerilemiş. Özkaynak oranı %62,5'ten %62,1'e indiği için hâlâ güçlü görünse de, net borçtaki hızlı artış finansal riski belirgin şekilde yükseltiyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Türkiye Muhasebe Standardı 29 uyarınca yapılan enflasyon düzeltmesinde, net parasal pozisyon kazancı geçen yıl 188,8 milyar TL iken bu yıl 56,4 milyar TL'ye geriledi. Bu, şirketin elinde tuttuğu parasal varlıklar (nakit, alacaklar) ile parasal yükümlülükler (borçlar) arasındaki farkın enflasyon karşısında yarattığı avantajın azaldığı anlamına geliyor. 2025'te yüksek enflasyon şirkete önemli bir parasal kazanç sağlarken, 2026'da bu etki törpülenmiş. Net dönem zararının en önemli sebebi de bu: operasyonel zarardan çok, parasal pozisyondaki erime.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Koleksiyon Mobilya, 2026'nın ilk yarısında iki cephede sıkışmış durumda: Birincisi, mobilya talebindeki durgunluk satışları ve FAVÖK'ü aşağı çekiyor. İkincisi, enflasyon muhasebesinin sağladığı "yapay" kâr desteği ortadan kalkınca net kâr ciddi zarara dönüyor. Brüt marjdaki hafif iyileşme umut verse de, borçluluktaki hızlı artış ve FAVÖK marjındaki erime dikkat edilmesi gereken kırmızı bayraklar.
Önümüzdeki dönem için kritik başlıklar şunlar:
- Talep toparlanması olmazsa satışlar daha da daralabilir; bunun marjlara yansıması negatif olur.
- Net borç/FAVÖK rasyosu mevcut seviyelerde sürdürülebilir değil; şirketin ya borç azaltması ya da FAVÖK'ü artırması gerek.
- Enflasyon muhasebesi etkisinin devam edip etmeyeceği, parasal pozisyon yönetimine bağlı; burada yönetimin alacağı aksiyonlar belirleyici olacak.
Yatırım tavsiyesi değildir.
