Açılış
Global Menkul Değerler, BIST’te işlem gören köklü bir aracı kurum. 2026 ilk yarısında satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre %15,2 artırarak 18.152,5 milyar TL’ye taşımış. Ancak bu artışın yüzeyde kaldığını söylemek gerekiyor: Türkiye’de enflasyon hâlâ %30’ların üzerinde seyrederken, nominal ciro artışı reel olarak bir daralmaya işaret ediyor. Dönemin asıl hikâyesi ise ciroda değil, kârlılık tarafında yaşanıyor: Faaliyet taraflı baktığımızda FAVÖK toparlanmış durumda; ancak TAS 29 kaynaklı net parasal pozisyon kaybı -98,7 milyar TL ile net dönem zararını -40,7 milyar TL’ye büyütmüş.
Satış Hikayesi
Şirketin satış geliri bu dönem 18.152,5 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam 15.759,8 milyar TL idi; böylece yıllık bazda %15,2’lik bir büyüme görülüyor. Aracı kurumlarda satış tarifi geniş bir yelpazeyi kapsar: alım-satım komisyonları, repo ters repo gelirleri, kredili menkul kıymet işlemlerinden alınan faizler ve aracılık ücretleri. Dolayısıyla bu kalemin seyrini, BIST işlem hacimleri ve kredi faizleri belirliyor.
Ancak burada kritik bir ayrım var: Satışlar %15 büyürken, brüt kâr %2,3 azalarak 453,3 milyar TL’ye gerilemiş. Bu, cironun bileşiminin değiştiğini, düşük marjlı faaliyetlerin payının arttığını ya da rekabet baskısının komisyon oranlarını aşağı çektiğini gösteriyor. Satış artışının enflasyonun oldukça altında kaldığı bir dönemde brüt kârın mutlak olarak düşmesi, birim başına kârlılığın reel olarak ciddi şekilde eridiğine işaret ediyor. Çeyreklik kırılım elimizde olmadığı için bu daralmanın ikinci çeyrekte mi yoksa yılın ilk yarısına mı yayıldığını ayırt edemiyoruz; ancak mevcut tablo, büyümenin kalitesi konusunda temkinli olmayı gerektiriyor.
Kârlılık
Kârlılık cephesi, dönemin en dikkat çekici bölümü. Brüt kâr 453,3 milyar TL, geçen yılın 464,1 milyar TL seviyesinin hafif altında. Brüt marj %2,94’ten %2,50’ye gerilemiş; bu da aracı kurum faaliyetlerinde marj baskısının belirginleştiğini gösteriyor. FAVÖK ise 165,2 milyar TL ile geçen yılın 148,3 milyar TL seviyesine göre %11,4 artmış. FAVÖK marjı neredeyse yatay: %0,91 (geçen yıl %0,94). Yani brüt marj daralmasına rağmen faaliyet giderlerindeki kontrol, FAVÖK’ün artmasını sağlamış.
Asıl mesele net kârda. Şirket bu dönemde -40,7 milyar TL net zarar açıklamış; geçen yılın aynı döneminde zarar -23,1 milyar TL idi. Zarardaki %76,1’lik artış, doğrudan enflasyon muhasebesi kaleminden geliyor. Kabaca bir hesapla: Net kâr ile net parasal pozisyon kaybını birleştirdiğimizde (-40,7 + 98,7), operasyonel faaliyetlerin yaklaşık +58 milyar TL pozitif katkı ürettiğini görüyoruz. Yani şirket, enflasyon muhasebesi olmasaydı kâr açıklayacaktı. Bu durum, veri gösteriyor ki şirketin sorunu ticari faaliyetlerinden değil, yüksek enflasyonun parasal varlıklar üzerindeki aşındırıcı etkisinden kaynaklanıyor.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafında çok belirgin bir büyüme var. Toplam varlıklar %76,6 artışla 6.211,7 milyar TL’ye ulaşmış. Bu büyümenin neredeyse tamamı dönen varlıklarda yaşanan %83’lük sıçramadan geliyor; dönen varlıklar 6.019,3 milyar TL seviyesinde. Buna karşılık duran varlıklar %15,3 azalarak 192,4 milyar TL’ye gerilemiş. Aracı kurumun iş modeli gereği varlıkların büyük kısmının kısa vadeli finansal varlık ve alacaklardan oluşması normal; ancak bu denli hızlı bir bilanço büyümesi, kredili işlem hacminde ya da kısa vadeli finansman faaliyetlerinde ciddi bir genişlemeye işaret ediyor.
B
