Açılış
EGEPRO (Ege Profil), inşaat, mobilya ve otomotiv sektörleri için alüminyum profil üretimi yapan bir şirket. 2026 yılının ilk çeyreğinde açıklanan veriler, üretim ve satış tarafında beklenenden daha canlı bir tablo ortaya koyuyor. Gözlerin satış büyümesine değil, kârlılıkta yaşanan sert sıçramaya odaklanması gerekiyor. Çünkü şirket sadece satışlarını artırmamış, aynı zamanda marjlarını enflasyonist ortamda belirgin şekilde iyileştirmiş görünüyor. Ancak bu kârlılık artışının altında yatan nüansları ve bilanço dengesini detaylandırmakta fayda var.
Satış Hikayesi
Şirketin satış gelirleri geçen yılın aynı çeyreğine göre %11,2 artarak 3.520,9 milyar TL'ye ulaştı. Türkiye'de 2025 ve 2026'daki yıllık enflasyonun %30-40 bandında seyrettiğini düşünürsek, bu nominal büyüme reel olarak satışların gerilediği anlamına geliyor. Yani şirket, fiyat artışlarını enflasyonun gerisinde bırakmış veya hacimsel olarak bir daralma yaşamış olabilir. Ancak gelir tablosunun diğer kalemleri bu yavaş büyümeyi fazlasıyla telafi ediyor.
Çeyreklik trende baktığımızda, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla satışların 11,2 puanlık artışı, ilk bakışta zayıf gibi görünse de, bu dönemde brüt kârdaki %34,7'lik sıçrama, maliyet yönetiminde veya ürün karmasında önemli bir iyileşme olduğunu işaret ediyor. Satışların enflasyonun altında büyümesi kısa vadeli bir endişe kaynağı olabilir, ancak kârlılık tarafındaki güçlü performans bu endişeyi bastırıyor.
Kârlılık
Bu çeyreğin yıldızı kârlılık tarafı. Brüt kâr marjı geçen yıl %36,0 seviyesindeyken bu yıl %43,6'ya yükselmiş. Yaklaşık 7,6 puanlık bu iyileşme, şirketin girdi maliyetlerini kontrol altına aldığını veya ürünlerini daha kârlı segmentlere kaydırdığını gösteriyor. FAVÖK ise marjdaki artışla birlikte %52 büyüyerek 1.002 milyar TL olmuş. FAVÖK marjı da %20,8'den %28,5'e çıkmış: operasyonel verimlilikte ciddi bir sıçrama.
Net dönem kârı ise tüm bu olumlu havayı taçlandırıyor: %201,5 artışla 294,7 milyar TL. Net kâr marjı %3,1'den %8,4'e yükselmiş. Bu noktada faaliyet dışı gelirlerin ve finansman giderlerinin etkisini de not etmek gerek. Net borcun negatif olması (şirketin net nakit pozisyonunda olması), faiz giderlerini minimize ediyor; dolayısıyla artan faaliyet kârı, büyük ölçüde net kâra yansımış.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafında dönen varlıklar %18,7 artışla 9.870,4 milyar TL olurken, duran varlıklar neredeyse sabit kalmış (%1,4 artış). Toplam varlıklar %9,8 büyümüş. Bu büyümenin büyük kısmı işletme sermayesindeki artıştan kaynaklanıyor. Özkaynaklar ise sadece %2,9 artarak 10.058,1 milyar TL'ye ulaşmış. Özkaynak artışının kârlılıktaki sıçramaya göre düşük kalması, şirketin kârının büyük kısmının temettü veya başka dağıtımlarla çıkmış olabileceğini düşündürüyor; bu ayrıca incelenmeli.
En dikkat çekici kalem net borç: -822,5 milyar TL (negatif yani net nakit). Önceki dönemde -577 milyar TL olan bu rakam, şirketin nakit pozisyonunu güçlendirdiğini gösteriyor. Net borç/FAVÖK rasyosu hesaplamak için FAVÖK yıllıklandırılmalı, ama kaba bir hesapla (FAVÖK son çeyrek x 4 = 4.008 milyar TL), net nakit/FAVÖK oranı -0,21 gibi çok güçlü bir seviyede. Bu, şirketin finansal riskinin düşük olduğunu ve borçlanma ihtiyacının olmadığını gösteriyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesinin en kritik etkisi burada ortaya çıkıyor. Net parasal pozisyon kaybı -357,2 milyar TL ile geçen yılın aynı dönemine göre %62,6 artmış. Şirketin net nakit pozisyonunda olması, yani elinde yüksek miktarda parasal varlık (nakit, alacak) bulundurması, enflasyon karşısında bu varlıkların değer kaybına uğramasına neden oluyor. 2026'nın ilk çeyreğinde enflasyon hala yüksek seyrederken, bu kaybın büyümesi beklenen bir durum. Ancak bu kayıp faaliyet kârındaki artışın %35'ini silmiş durumda. Yine de net kâr yine de çok güçlü gelmiş. Bu, şirketin operasyonel anlamda enflasyonun altında kalmadığını, ancak nakit yönetiminde daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
EGEPRO bu çeyrekte marj bazlı bir iyileşme hikâyesi yazmış durumda. Satış büyümesi reel olarak zayıf kalsa da, kârlılıktaki sıçrama ve güçlü bilanço yapısı şirketi cazip kılıyor. Öne çıkan fırsatlar: net nakit pozisyonu, FAVÖK marjındaki belirgin artış ve düşük borçluluk. Riskler ise satışların reel daralması ve net parasal pozisyon kaybının büyümesi. Eğer enflasyon düşüş trendine girerse, bu kayıp da azalacaktır, ancak mevcut ortamda nakit fazlasını verimli kullanmak kritik. Şirketin özkaynak artışının kârlılığın gerisinde kalması, kâr dağıtım politikası açısından soru işareti yaratabilir.
Yatırım tavsiyesi değildir.
