Açılış
Doğuşan Boru, Türkiye’nin köklü çelik boru üreticilerinden biri. Şirketin 2026 ilk çeyrek rakamları, işin hiç de kolay olmadığını gösteriyor. Satışlardaki sert düşüş ve yüksek enflasyonun tahribatı, bilançoyu adeta yeniden şekillendiriyor. Geçen yılın aynı dönemine göre satışlar %37,8 gerileyerek 9,6 milyar TL seviyesine indi. Bu düşüş, sadece talepteki yavaşlamayı değil, aynı zamanda enflasyon muhasebesinin bilançoya nasıl ağır bir yük bindirdiğini de gözler önüne seriyor. Kârlılık tarafında iyileşme sinyalleri olsa da, şirket hâlâ derin bir zarar bölgesinde.
Satış Hikayesi
Geçen yıl aynı çeyrekte 15,5 milyar TL olan satış gelirleri, bu dönem 9,6 milyar TL’ye düştü. Bu, nominal bazda %37,8’lik bir kayıp. Oysa aynı dönemde TÜFE ortalama %30’un üzerinde seyretti. Yani şirket sadece enflasyonun altında kalmamış, reel olarak da ciddi bir daralma yaşamış.
Şirket, satış hacmini koruyamadığı gibi fiyatlama gücünü de kaybetmiş görünüyor. Çeyreklik trende bakınca: 2025/3 döneminde 15,5 milyar TL olan satışlar, 2026/3’te 9,6 milyar TL’ye gerilemiş. Bu, bir yılda yaşanan dramatik bir talep daralmasına işaret. Özellikle inşaat ve altyapı sektörlerindeki yavaşlama, çelik boru talebini doğrudan etkilemiş olabilir. Bu noktada şirketin ihracat gelirlerini de sorgulamak gerek; eğer iç pazara bağımlılık yüksekse, döviz kuru avantajı bile satışları kurtaramamış.
Kârlılık
Satışlardaki düşüş, brüt kârlılığı da olumsuz etkilemiş. Brüt kâr geçen yıl -3,6 milyar TL iken bu dönem -2,1 milyar TL’ye yükselmiş. Yani zarar %42 azalmış. Bu iyileşme, şirketin maliyet kontrolüne odaklandığını gösteriyor olabilir. Ancak brüt marj hâlâ -%21,9 gibi oldukça negatif bir seviyede. Yani her 100 liralık satışta 21,9 lira zarar ediliyor. Bu, hammadde maliyetlerinin satış fiyatlarına yansıtılamadığının açık bir işareti.
FAVÖK de benzer bir tablo çiziyor: Geçen yıl -8,9 milyar TL iken bu yıl -7,2 milyar TL’ye gerilemiş. İyileşme %18,5 oranında ama yine de pozitife dönmüş değil. FAVÖK marjı -%75,2 gibi aşırı düşük bir seviyede. Bunun anlamı, şirketin faaliyetlerinden nakit yaratmak bir yana, her faaliyet döneminde ciddi nakit tüketiyor olması.
Net dönem kârı da zararını %28,1 azaltarak -9,9 milyar TL’den -7,1 milyar TL’ye çekmiş. Bu iyileşmenin arkasında yatan en büyük etken ise net parasal pozisyon kazancı. Bu kalem 9,2 milyar TL’ye ulaşarak geçen yıla göre %88,6 artış göstermiş. Yani şirket, enflasyon muhasebesi sayesinde bilançosunda bir nevi "enflasyon kârı" yazmış. Ama bu, operasyonel bir başarı değil, sadece parasal varlıkları koruyan bir muhasebe efekti. Bunu çıkarınca asıl faaliyet zararı çok daha derin.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafında dönen varlıklar %9,2 artarak 54,1 milyar TL olmuş. Duran varlıklar ise 134,9 milyar TL ile yatay seyretmiş. Toplam varlıklar 188,1 milyar TL ile önceki döneme göre sadece %2 büyümüş. Bu büyüme, enflasyonun altında kaldığı için reel olarak varlıkların eridiğini gösteriyor.
Özkaynaklar ise 65,7 milyar TL’den 58,3 milyar TL’ye gerileyerek %11,3 düşmüş. Şirket, zarar ettiği için özkaynaklarını tüketiyor. Özkaynak oranı (özkaynak/toplam varlıklar) dönem başında %35,6 iken dönem sonunda %31,0’e inmiş. Bu, borçlanma kapasitesini zorlayan bir durum. Net borç verisi olmadığı için Net Borç/FAVÖK rasyosunu hesaplayamıyoruz, ancak FAVÖK’ün negatif olması zaten bu rasyonun anlamsız hale geldiğini gösteriyor.
Borç yapısına dair bilgi olmamakla birlikte, dönen varlıkların önemli bir kısmının stok ve ticari alacaklardan oluştuğu tahmin edilebilir. Şirketin nakit akışına dair daha detaylı veri olmadan, likidite riski taşıyıp taşımadığını kesin söylemek zor. Ancak bu kadar yüksek faaliyet zararı ve düşen özkaynak, borç ödeme gücünü zayıflatıyor olabilir.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Bu çeyrek, enflasyon muhasebesinin etkisini en net gösteren dönemlerden biri. Şirket, net parasal pozisyon kaleminden 9,2 milyar TL kazanç elde etmiş. Geçen yıl aynı dönemde bu kazanç 4,9 milyar TL idi. Kazancın %88,6 artması, şirketin net parasal varlık pozisyonunda olduğunu ve yüksek enflasyon ortamında bu varlıkların değer kazandığını gösteriyor.
Ancak dikkat: Bu kazanç, operasyonel bir başarı değil. Para ve benzeri varlıkların enflasyon karşısında erimemesi için yapılan bir düzeltme. Özellikle yüksek alacak ve nakit pozisyonu olan şirketler için avantajlı olabilir. Doğuşan Boru’nun bu kadar büyük bir parasal kazanç elde etmesi, ya yüksek miktarda nakit ve ticari alacak taşıdığını ya da borçlarının enflasyon karşısında reel olarak azaldığını düşündürüyor. Yine de bu kazanç, faaliyet zararını tam kapatamadığı için şirket nette zararda kalmaya devam ediyor.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Doğuşan Boru, zorlu bir makroekonomik dönemde operasyonel olarak kan kaybetmeye devam ediyor. Satışlardaki reel düşüş, negatif brüt kâr ve FAVÖK, şirketin rekabet gücünü sorgulatıyor. Enflasyon muhasebesi sayesinde bir miktar raporlanan kâr iyileştirmesi olsa da, bu kalıcı bir çözüm değil. Özkaynakların erimesi, borçlanma kapasitesini ve büyüme fırsatlarını sınırlıyor.
Fırsatlar açısından: Eğer talep toparlanırsa veya döviz kuru avantajı ihracatı desteklerse, satışlar yeniden ivme kazanabilir. Ayrıca şirketin parasal pozisyondan kazanç elde etmesi, enflasyon düşüş dönemlerinde avantaj sağlayabilir. Ancak bu ihtimaller, şu anki verilerle sadece teorik düzeyde kalıyor.
Riskler ise daha ağır basıyor: Süregelen operasyonel zarar, nakit tüketimi, özkaynak erimesi ve belirsiz talep koşulları. Yatırımcıların, şirketin borç yapısını, nakit akış tablosunu ve sektördeki rakiplerine göre durumunu daha detaylı incelemesi gerek. Bu verilerle, şirketin değer yaratmaktan uzak olduğu ve yüksek risk taşıdığı söylenebilir.
Yatırım tavsiyesi değildir.
