Açılış
Bilici Yatırım, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde adeta bir fırtınanın ortasında kalmış durumda. Şirketin satışları geçen yılın aynı dönemine göre %36,7 oranında sert bir düşüşle 118,5 milyar TL'ye gerilerken, brüt kârlılık neredeyse tamamen buharlaşmış durumda. En dikkat çekici olan ise FAVÖK'ün -3,4 milyar TL ile pozitif alandan negatife savrulması. Bu çeyrek, şirketin faaliyet performansı açısından son yılların en zorlu dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Ancak bilanço tarafında net nakit pozisyonu ve yüksek özkaynak yapısı, uzun vadeli dayanıklılık açısından hâlâ bir tampon sunuyor.
Satış Hikayesi
Satış gelirleri geçen yılın aynı çeyreğinde 187,0 milyar TL iken bu dönem 118,5 milyar TL'ye gerileyerek nominal bazda %36,7 daraldı. Ancak Türkiye'de yıllık enflasyonun %30'ların üzerinde seyrettiğini unutmamak gerekiyor. Yani satışlardaki bu düşüş, fiyat artışlarının bile önüne geçemeyen ciddi bir hacim kaybına işaret ediyor. Çeyreklik trende baktığımızda 2025/3'ten bu yana satışların sürekli gerilediğini görüyoruz. Bu, şirketin ana faaliyet alanında talep daralması ya da rekabet baskısı gibi yapısal sorunlarla karşı karşıya olabileceğini düşündürüyor. Özellikle yatırım şirketi olması nedeniyle portföy değerleme gelirleri veya ticari mal satışlarındaki durgunluk etkili olabilir. Enflasyondan arındırılmış reel satışlardaki kayıp, yatırımcıların dikkatle izlemesi gereken bir çizgi.
Kârlılık
Bu çeyrek, kârlılık cephesinde resmen bir alarm zili çalıyor. Brüt kâr, geçen yılki 47,7 milyar TL'den sadece 1,5 milyar TL'ye düşerek %96,8 gibi neredeyse tam bir erime yaşamış. Brüt kâr marjı %25,5 seviyesinden %1,3'e gerilemiş durumda. FAVÖK ise -3,4 milyar TL ile negatife dönerken, FAVÖK marjı geçen yıl %28,8 iken bu dönem -2,8% olarak gerçekleşmiş. Yani şirket faaliyetlerinden para kazanamıyor, tam tersine zarar ediyor. Net dönem zararı ise -156,9 milyar TL olarak açıklanmış. Geçen yılın aynı döneminde -216,0 milyar TL zarar varken, rakamsal olarak iyileşme var gibi görünse de bu, büyük ölçüde net parasal pozisyon kaleminin etkisinden kaynaklanıyor. Faaliyet kârlılığındaki bozulma oldukça endişe verici.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafında toplam varlıklar bir önceki yıl sonuna göre %1,8 azalarak 6,7 trilyon TL olmuş. Dönen varlıklardaki %2,7'lik düşüş ve duran varlıklardaki %1,4'lük gerileme, şirketin aktif büyüklüğünde bir daralmaya işaret ediyor. Ancak en kritik gösterge, net borç pozisyonu. Şirket -314,1 milyar TL net borç ile yani net nakit pozisyonunda bulunuyor. Önceki dönemde -271,7 milyar TL olan bu gösterge, nakit varlıkların borçlardan daha fazla olduğunu ancak bu fazlanın %15,6 azaldığını gösteriyor. Özkaynaklar ise 4,49 trilyon TL ile varlıkların %66'sını oluşturuyor. Bu oran, şirketin borçluluğunun düşük olduğunu ve finansal açıdan sağlam bir zeminde durduğunu gösteriyor. Yine de faaliyet zararları bu özkaynakları eritebilir.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesinin etkisi bu çeyrekte de belirleyici olmaya devam ediyor. Net parasal pozisyon zararı -186,8 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Geçen yılki -178,5 milyar TL'ye göre %4,6 daha yüksek. Yani enflasyon, şirketin parasal varlıklarının (nakit, alacak gibi) reel değerini ciddi şekilde aşındırıyor. Bu kalem, net dönem zararının en büyük kaynağı durumunda. Şirketin net nakit pozisyonunda olması, enflasyon karşısında avantajlı gibi görünse de, bu zararın büyüklüğü tam tersini gösteriyor: Yüksek enflasyon ortamında nakit tutmanın maliyeti çok ağır oluyor. Eğer şirket bu nakitini daha verimli varlıklara dönüştüremezse, zarar yazmaya devam edecektir.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Bilici Yatırım, bu çeyrekte faaliyet kârlılığını tamamen kaybetmiş, satışları hızla düşen ve enflasyonun erittiği bir nakit pozisyonuna sahip görünüyor. Özkaynak yapısı güçlü olsa da, mevcut gidişle bu tamponun da aşınması kaçınılmaz. Şirketin önümüzdeki dönemde ya faaliyetlerini yeniden yapılandırması ya da elindeki nakit ile daha yüksek getirili alanlara yönelmesi gerekecek. Yatırımcılar için bu tablo, temkinli olmayı ve şirketin stratejik hamlelerini beklemeyi gerektiriyor. Kısa vadede satış ve kârlılık trendinde toparlanma olmazsa, hisse üzerindeki baskı devam edebilir. Uzun vadeli bir yatırım için en azından faaliyet zararının sona erdiği bir dönemin işaretlerini görmek şart.
Yatırım tavsiyesi değildir.
