Açılış
Aztek Teknoloji, teknoloji ürünleri ticareti yapan bir BIST şirketi. 2026 yılının ilk çeyreğinde şirketin ana mesajı şu: satışlar enflasyonun çok altında büyümüş, brüt kâr ve FAVÖK ciddi oranda erimiş, net dönem ise büyük bir zararla kapanmış. Bu çeyrek, Aztek için sadece zayıf bir dönem değil; aynı zamanda iş modelinin enflasyon ortamında ne kadar kırılgan olduğunu da gösteriyor. Şimdi bu tabloyu detaylandıralım.
Satış Hikayesi
Aztek’in satışları bu çeyrekte 2 trilyon 225,5 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Geçen yılın aynı dönemine göre artış sadece %3. Oysa Türkiye’de yıllık enflasyonun %30’u aştığı bir ortamdayız. Bu, satışlarda reel olarak %20’nin üzerinde bir daralma anlamına geliyor. Yani şirket, fiyat artışlarını enflasyonun gerisinde bırakmış veya satış hacminde ciddi kayıp yaşamış.
Çeyreklik bir kıyaslama yapacak olursak: 2025’in aynı çeyreğinde satışlar 2 trilyon 159,8 milyar TL idi. Aradaki fark sadece 65 milyar TL. Bu, nominal olarak bile çok düşük bir büyüme. Özellikle teknoloji ürünleri gibi fiyatı hızlı güncellenen bir sektörde bu kadar düşük bir artış, ya talep zayıflığına ya da stok yönetimi sorunlarına işaret ediyor.
Kârlılık
Kârlılık tarafı maalesef çok daha vahim. Brüt kâr %33,5 düşüşle 310,6 milyar TL’ye gerilemiş. Brüt marj, geçen yılın aynı dönemindeki %21,6 seviyesinden %14 civarına inmiş. Yani her 100 TL’lik satıştan şirketin cebine kalan para neredeyse üçte bir oranında azalmış. Bu, maliyetlerin satış fiyatlarına yansıtılamadığını çok net gösteriyor.
FAVÖK ise daha sert bir düşüşle %51,5 azalarak 151 milyar TL’ye inmiş. FAVÖK marjı %14,4’ten %6,8’e gerilemiş. Operasyonel karlılık neredeyse yarı yarıya erimiş. Brüt kârdaki düşüş, faaliyet giderlerinin de sabit kalmasıyla birleşince FAVÖK’teki bu derin yara kaçınılmaz olmuş.
Net dönem kârı ise 2,5 milyar TL’lik küçük bir kârdan 154,6 milyar TL zarara dönmüş. Buradaki en büyük tetikleyici, net parasal pozisyon zararı olmuş. Enflasyon muhasebesi kaynaklı bu zarar 63,6 milyar TL ile yüksek seyretmiş. Geçen yıl aynı dönemde de 78,5 milyar TL zarar vardı, ama o zaman şirket faaliyet kârıyla bu zararı kapatabilmiş. Bu çeyrekte faaliyet kârı da eriyince sonuç büyük bir zarar olmuş.
Bilanço Sağlığı
Bilanço tarafında şirketin toplam varlıkları önceki döneme göre %15 azalarak 5 trilyon 463,4 milyar TL’ye inmiş. Dönen varlıklardaki düşüş %15, duran varlıklardaki düşüş %14,2. Bu, şirketin aktif büyüklüğünün reel olarak küçüldüğü anlamına geliyor. Enflasyon ortamında varlıkların nominal olarak artması beklenirken düşüş göstermesi, ya stok erimesi ya da alacak tahsilatında sorun yaşandığını düşündürüyor.
Net borç ise 3,3% artarak 2 trilyon 392,1 milyar TL’ye yükselmiş. Özkaynaklar ise %7,4 azalmış ve 1 trilyon 914,9 milyar TL olmuş. Net borç/özkaynak oranı %125’e dayanmış. Bu, şirketin borçluluk yapısının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Net borç/FAVÖK rasyosu ise 15,8 kat gibi çok yüksek bir seviyede (151 milyar TL FAVÖK ile 2,392 trilyon TL net borç). Bu, şirketin mevcut operasyonel kârlılığıyla borçlarını çevirmekte ciddi zorlanacağına işaret ediyor.
Net Parasal Pozisyon (TAS 29)
Enflasyon muhasebesi etkisi, Aztek için bu çeyreğin en kritik konularından biri. Net parasal pozisyon zararı 63,6 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Geçen yıl aynı döneme göre %19 azalmış olsa da hâlâ çok yüksek. Bu zarar, şirketin parasal varlıklarının (nakit, alacak) parasal yükümlülüklerinden (borç) fazla olduğunu ve enflasyon karşısında bu net pozisyonun eridiğini gösteriyor.
Aztek’in bilançosunda dönen varlıkların büyük kısmı ticari alacak ve stoklardan oluşuyor olabilir. Eğer alacaklar enflasyon kadar artmıyorsa veya stok devir hızı düşükse, bu zarar kaçınılmaz hale geliyor. Şirketin bu zararı faaliyet kârıyla karşılaması gerekiyor, ancak bu çeyrekte faaliyet kârı bunu yapmaya yetmemiş.
Yatırımcı için Ne Anlama Geliyor?
Aztek Teknoloji, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyon muhasebesi etkisiyle birlikte ciddi bir kârlılık krizi yaşamış durumda. Satışlardaki reel daralma ve brüt marjdaki erime, şirketin fiyatlama gücünün zayıfladığını gösteriyor. Bilanço tarafında özkaynaklar erirken borçluluk artmış, borç çevirme kapasitesi zorlanmış.
Fırsatlar: Şirket eğer döviz pozisyonu avantajlıysa (ki veri yok, dikkatli olmak gerek) kur artışından olumlu etkilenebilir. Ayrıca net parasal pozisyon zararının geçen yıla göre azalması, bir miktar iyileşme sinyali olabilir.
Riskler: En büyük risk, faaliyet kârlılığının bu kadar düşükken borç yükünün artması. Net borç/FAVÖK rasyosu 15 katın üzerinde, bu sürdürülebilir değil. Brüt marjdaki düşüş eğer yönetilemezse önümüzdeki çeyreklerde daha büyük zararlar görebiliriz. Ayrıca enflasyonun devam etmesi halinde net parasal pozisyon zararı yeniden büyüyebilir.
Bu çeyrek, Aztek için bir uyarı işareti. Yatırımcıların şirketin maliyet yapısını, stok yönetimini ve fiyatlama stratejisini yakından takip etmesi gerekiyor. Marj iyileşmesi olmadan bu borç seviyesinde kalması zor görünüyor.
Yatırım tavsiyesi değildir.
